 |
|
 |
Cizre Tarihi
| 
Cizre Nuh ve oğulları tarafından kurulmuştur.İslam
tarihçileri Cizre’yi yeryüzünde Tufandan sonra
yapılan ikinci şehir olduğunu yazarlar.Bütün
dünyayı suların altında bırakan Nuh’un tufanı
bitiş noktası,bilindiği üzere Cudi Dağıdır.Nuh
Peygamberin mezarının Cizre’de olması,Cizre
surunun gemi şeklinde olması bunu kanıtlamaktadır.
Şehri çeşitli su baskınları,zelzele ve savaşlardan
yıkılan ve ölen insanları eski Cizre’de,Nuh’un
mezarının bulunduğu tepeciğe rağbet edip,etrafını
boş bırakmadılar. Nihayet Dicle nehrinden bir
kol alıp Dicle’yi,şehri çepeçevre su ile çevirecek
şekilde akıttılar. Böylece Dicle bir hilal şeklinde
kavis çizerek,Cizre’yi bir ada haline getirdi.Arapça’da
ada, Cizre demek olduğundan,İslamiyetin Cizre’ye
gelmesi ile,ismi Cizre olarak adlandırıldı.
Daha sonra Cire Beyliğinden itibaren Cizra Botan
denilen ve Botanlılar Adası anlamına gelen bir
isimle adlandırıldı...
Faysal
Sarıyıldız
>>Yazının
Devamı...
| | |
Çağlayan Harabeleri
|
Mîreklerin
seyrangahı olan eşsiz doğası ile herkesi kendine
hayran bırakan şax çok eski medeniyetlere de
ev sahipliği yapmış, bu medeniyetlerden kalan
kalıntılarla da bunu kanıtlamaktadır. Büyük
İskender ve Timur'un ordularına göğüs geren
Şah (Şax) Cudi Dağı'nın batı yamacına Çeko’nun
tam eteğine mitolojik kaynaklara göre Nuh Tufanı'ndan
sonra kuruldu. Burada antik kenti çevreleyen
sur dışında birbirinden bağımsız, farklı uygarlıklardan
izler taşıyan mimarisiyle Kelha Duşê, Kelha
Çeko, Kelha Keçê, Kelha Khırti (Kelha Mamgrû),
Kelha Begîne, Kelha Xirabe (Kelha İbrahin Paşa)
adlarında altı kale bulunuyor. Ayrıca Diwanxana
Kayser (Kelha Keyser) adında bir sur var...
Abdurahman Ahmet Bedirhan
>>Yazının
Devamı
| | |
Cizre Surları
|

Cizre’yi
baştan başa kuşatan Cizre Surları muhkem ve
görkemli eserlerdir. Cizre’nin surları Gudiler
zamanında yapılmıştır. Sur, Hz. Nuh’un Cudi
Dağında duran gemisine benzetililerek yapılmıştır.
Eski Sur kapılarından Tor Kapısı ile batıdaki
Deşt Kapısı geminin küreklerini teşkil ederler.
Surun tamamı siyah bazalt taştan yapılmıştır.
Abdullah
Yaşın - Bütün Yönleriyle CİZRE
>>Yazının
Devamı
| | |
Kırmızı Medrese
|
Cizre
Emiri 2.Şeref ( Şeref Han ) tarafından yaptırılmıştır.
2. Şeref bin Emir Bedreddin bin Emir 1. Şeref
bin Emir Alibeg bin Mecduddin olarak künyesi
geçer. Cizre, 1475 yılında Akkoyunluların eline
geçmiştir. Bu sırada Cizre Emirleri sürgün edilmiştir
ve bir çok kişi öldürülmüştür. Emir Bedreddin
oğlu 2. Şeref, Bohti kabile ve bölgesinin yardımı
ile Cizre’yi 1508 yılında geri almıştır.
Abdullah
Yaşın - Bütün Yönleriyle CİZRE
>>Yazının
Devamı
| | |
Hz. Nuh Camii

Eski İslâmdan
önce burasının Kilise olduğu söylenmekte olup,
adının Derebuna olduğu bildirilmektedir. İslâmın
gelmesi ile, burası camie çevrilmiştir. Caminin
alt katında Hz. Nuh’un mezarı bulunur. Mezarın
üst bölümü cami olup, kapının ilk girişinde
Ebuliz İsmail bin Razzaz’ın kubbesi bulunur.
Hz. Nuh’un mezarı 5 m. uzunluğundadır.
Abdullah
Yaşın - Bütün Yönleriyle CİZRE
>>Yazının
Devamı
| | |
Cizre Kalesi

Şehrin
kuzeyinde Dicle kıyısında olan bölümdür. Bir
muazzam şatosu da bulunan bu kale, Gudiler
zamanında yapılmış, daha sonra Asurlular tarafından
yeniden onarılmıştır. İslamiyetin ilk yıllarında
ve Abbasiler devrinde Ömer oğlu Abdulaziz
zamanında yıkılan yerler tekrar onarılmıştır.
Bir kısmı 3 katlı ve bazı kısımları da 2 katlı
olan Cizre Kalesi zamanında 365 odalı idi.
Abdullah
Yaşın - Bütün Yönleriyle CİZRE
>>Yazının
Devamı
| | |
Ulu Camii
Cizre
Ulucami kapısında, Cizreli büyük fen ve
otomat, sibernitik ilim adamı Ebuliz İsmail
bin Razzaz EL-CEZERÎ’nin (1153-1233) yapmış
olduğu ejderli, aslanlı, kartallı tunç tokmakları
bulunur. Cizre Ulucami’nin her iki kapısında
karşılıklı olarak duran iki ejder ve ortalarında
aslan başı kompozisyonu yer alırdı.
Abdullah
Yaşın - Bütün Yönleriyle CİZRE
>>Yazının
Devamı
| | |
|
Babil
Harabeleri
Cizre’nin
20 km. güneyinde olup, Suriye sınırı üzerindedir.
1. Babil hakimiyeti zamanında muazzam
bir şehir olan Babil, Asurlular devrinde
bir ara Başkentlik de yapmıştır. Eski
eserler yönünden çok zengindir. Babil’in
etrafı surlarla çevrili olup, yapılışı
Cizre, Diyarbakır surlarından daha değişiktir.
Şehir suyunu, iç surun kuzey doğusuna
düşecek şekilde tarihi bir pınardan alır.
Şimdi de pınarın etrafı bazalt taşlardandır.
Abdullah
Yaşın - Bütün Yönleriyle CİZRE
>>Yazının
Devamı
| | |
|
Finik
Harabeleri

Şırnak'ın
35 km. kadar güneybatısında Gabar dağ uzantısının
Dicle nehri ile kesiştiği bir vadi ağzında,
Pinaka-Pinyaka adıyla MÖ 4 bin yıllarında
Guttiler tarafından kurulan Finik yerleşim
yerinin kalıntıları, son yıllara kadar ulaştı.
Beyaz kalker taştan yapılan, kale ve içindeki
saray, zindan, sarnıç ve nehre inen tünel
ile antik bir yerleşim yeri olan Finik,
en yaşamsal darbeleri son dönemlerde aldı.
90'lı yıllara kadar yerleşime açık olan
antik yerdeki haneler de boşaltılınca tarihi
yapılar tahrip edildi.
Faysal
Sarıyıldız
>>Yazının
Devamı
| | |
|
 |
|
|